Makaleler

 

YSK neden saklıyor?

Makaleler >>

Seçim sonuçlarına herkes gibi ben de çok ama çok şaşırdım. Ben hala AKP’nin bu kadar yüksek oy alabileceğine inanmıyorum ve altında bir şeyler arıyorum. Bir gazeteci olarak bir şeyler ararken de YSK’nın bir uygulamasını takıldım.

Beni çok rahatsız etti. YSK’nın internet sitesi “Sandık Bazında” rakamları 2002 seçimlerinde açıklamamıştı. Bu seçimlerde de bu sonuçlar saklanıyor. YSK’nın internet sitesine girerseniz il ve ilçe bazında sonuçlara ulaşırsınız ancak “Sandık bazıda sonuçlar” bölümüne tıklarsanız hiçbir şey çıkmıyor.

Telefondaki bir YSK yetkilisi “ rakamları neden açıklamıyorsunuz” sorusuna, “ Evet açıklamıyoruz, geçen seçimde de açıklamadık. Bu karar idari bir karardır” yanıtını verdiler. Peki bu karar demokratik mi? YSK resmi sonuçları bugün açıklayacak olmasına karşın sandık rakamlarının siteye konulmaması ve isteyene gösterilmemesi çok düşündürücüdür.

Değerli okurlar, seçimde bir sahtekarlık olup olmadığı sandık rakamlarından belli olur. Görevliler akşam sandıkları YSK’ya gönderirler ve kendi sandıklarındaki rakamları bir yerlere not ederler. Ama sandıklar YSK’ya gittikten sonuçlar bir yerde yayınlanmazsa, karşılaştırma ve kontrol etme olasılığı yoktur. Toplu olarak yazılan İl ve ilçe rakamlarında her türlü değişiklik yapılabilir. Diğer sandıklarda ne olduğunu kimse bilmediği için de sonucu gerçek zanneder.Bunu da kimse kontrol edemez. Tekrar ediyorum, oyunu bozacak tek şey sandık rakamlarının karşılaştırmasıdır ve bu rakamların YSK tarafından açıklanmaması dehşet vericidir ve normal değildir.

Hükümetin güdümündeki YSK, milletten sonuçları neden saklamaktadır? Bu kararı kim alıyor? Geçen seçimde de saklamış olmaları da manidar değimlidir? Eğer saklanacak ve gerek yok ise, YSK’nın sitesinde neden “ Sandık bazında rakamlar” bölümü var?Aynı ABD’lilerin Irak’ta sonuçları saklaması gibi bir durum bu. Sandık rakamı açıklandığında taşıma oy varsa kabak gibi ortaya çıkar. Bu arada seçimden bir hafta önce bir televizyon programına çıkan anketçi Taha Erdem, başbakan Erdoğan’ın danışmanlarından Mehmet Metinel ile tartışmış ve “ AKP’nin yüzde 40’ı aşması imkansız” demişti. Aynı zat, seçimden iki gün önce çıkıp “ AKP yüzde 46 alacak” şeklinde kesin bir rakam açıklaması kafama takılan bir başka detaydır.

Türk milleti resmen uyuşturulmuştur. Toplum mühendisleri toplumu istediği gibi yönlendiriyor. İstanbul’un göbeğinde 2000 kişilik camide Cuma hutbesinde üç hafta üst üste Yahudilik ve Musa peygamber propagandası yapılıyor. Sadece bir kişi bundan rahatsız olup harekete geçip hesap soruyor. Şehitler art arda geliyor, bölücüler kudurdu, gasp, kapkaç, hırsızlık cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamlarına ulaştı.

Gizli anlaşmalar, gece yarıları yasaları, misyoner faaliyetler, ipini kopartan tarikatlar, işsizlik, açlık, ve sefillik kimsenin umurunda değil. “Türkiye 7.2 oranında büyüdü” diyenlere sormak lazım. “Fabrika olmadan, üretim olmadan bir ülke büyüyebilir mi?”
Türkiye’yi yönetenler en değerli fabrikalarımızı sattı. Bazılarını söküp yurt dışına gönderdi. Tarımı ve çiftçiyi bitirdi. Fındık, çay, tütün, pancar, domates, narenciye, üreticisi perişan. Hayvancılık can çekişiyor. Turizm bomba ve yangınlarla boğuşuyor. Türkiye 4.5 yılda borç para almak ve ithalat yapmaktan başka ne üretti de bu büyümeyi sağladı? Şu ana kadar millet değil, 13-14 televizyon kanalını, sayısız gazete ve radyoyu ele geçirenler, ihale vurguncukları, Ali Dibo’lar, burslu okuyan oğullar ve akrabalar büyümüştür.

Ben Türkiye’nin büyüdüğüne inanmıyorum. Türkiye uyutulmaktadır. Türkiye’yi parçalamak isteyenlerin, Atatürk düşmanlarının aynı zamanda Türkiye’yi büyütmek isteyeceklerine de inanmıyorum. Dincilerin ve yabancıların ele geçirdiği televizyonların programlarına bir bakın.

Ortak karar almışçasına beyin yıkayan, askeri küçük düşüren, dini duyguları sömüren program ve dizilerle millete nefes almaya bile izin vermiyorlar. Türkiye’yi çok sevenlerin ilkokul dördüncü sınıf olan ortalama eğitim seviyesini yükseltmek için yeni ve modern okullar açmak yerine, 4,5 yılda binlerce cami açması, ve okur yazar olmayan ya da düşük eğitimli 1 milyon iki yüz bin kişiye de milletin kasasından her ay yiyecek, içecek, kömür ve parayı gizlice vermesi sizce ne anlama geliyor? Tarihi düşmanların ve Sevr dayatmacısı yabancıların, milyar dolarlarını sahte Müslüman bu tiplere akıtması, sırtlarını sıvazlaması boşu boşuna mı?

Back

 

ESKİ TARİHLİ MAKALELERİ DERNEK ARŞİVİNDEN TEMİN EDEBİLİRSİNİZ