Makaleler

 

Oylar Kime

Makaleler >>

Eş-dost, eski öğrencilerim, yazılarımdan beni tanıyanlar “hocam, aklımız karmakarışık kime oy vereceğimi bilemiyorum. Sen bu işleri yakından takip ediyorsun, bize akıl ver, ne yapalım, oyumuzu kime atalım?” diye benden yol göstermemi istiyorlar.

Ali’nin külahını Veli’ye, Veli’nin külahını Ali’ye giydirmiş, bir oyana bir bu yana koşturmuş, uyanık, kurnaz, çıkarcı seçmen ile politikanın içinde büyümüş, pişmiş, kesseniz başka bir partiye oy atmayacağını çok iyi bildiğim kişilere gülüp geçiyorum.

Bunlara ne söylesem, hangi örneği versem, hangi yanlışı anlatsam nafile, onlar takım tutar gibi parti tutuyorlar; boşuna nefes tüketmenin bir anlamı yok.

Onların vicdanı kara, gözleri kör, kulakları sağır, dilleri ezberletilmiş sözleri tekrarlıyor, yürekleri yağ bağlamış duyarsız, kafaları satın alınmış.

Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunlar, yaşadığımız olaylar, ülkemizin bağımsızlığı, milletimizin mutluluğu, halkımızın beraberliği onları hiç mi hiç ilgilendirmiyor!

Onlar, akıllarını yitirmişler, beyinlerini kiraya vermişler gibi, olup bitenin farkında değiller. Hangisinden yana görünürsem, hangisinden yana olursam oğluma, kızıma, iş bulabilirim. Hangi bankadan nasıl kredi çekebilirim, hangi ihaleyi sorun çıkarmadan alabilirim düşüncesindeler.

Onlara ne anlatsam, ne söylesem boş.

Bir de samimi olanları var.

Hakikaten akılları karışmış, olup bitenin farkında ama, medyada çarşaf çarşaf yayınlanan anketler, şişirilmiş sözler, reklamlar, haberler nedeniyle ne yapacağına karar verememişleri ciddiye alıyorum.

Aklımın erdiği, dilimin döndüğü kadar anlatmaya çalışıyorum.

Onlara, bağımsızlıkçı, aydınlanmacı, çağdaş, halkçı adaylara ve partilere sahip çıkmasını öğütlüyorum.

Türkiye’nin yüz akı aydınlarından, üretken, yazan, konuşan, olayların ve olguların altında ki gerçeği bulup çıkaran Prof. Dr. Erol Manisalı’nın yazısını okuyorum. Ve her yurtsever vatandaşımızı da Manisalı’nın altını çizdiği gerçekleri düşünerek oyunu kullanmasını diliyorum.

İşte Manisalı’nın altını çizdiği, altın niteliğindeki öğütleri.

Görüşlerimiz farklı olabilir. Kimimiz kendimizi muhafazakâr, kimimiz ilerici hatta uç solda görebiliriz. Kimimiz çok, kimimiz az dindar olabiliriz. Hatta ateist bile olabiliriz. Başımız açık ya da kapalı olabilir, bu da bizi karşı cephelere sürüklemesin.
Sünni ya da Alevi olabiliriz... Etnik kökenimiz farklı olabilir. Türkmen, Yörük, Azeri, Gürcü, Arap, Çerkez, Kürt kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yurttaşlar olabiliriz.
Bunlar hiç önemli olmamalı, önemli değildir zaten.
Esas ayrışma noktamız; esas fay hattı Batı emperyalizminin üzerimizdeki hesaplarıdır.
Kırılma hattının 'bir yanında emperyalizm, öte tarafında Türk halkı ve onun ulusal çıkarları' bulunmaktadır.
22 Temmuz seçimlerinde kırmızı çizgimiz bu olmalı... Oy verirken kırmızı çizgimiz 'emperyalizme ve işbirlikçilere karşı duruş' olmalı. ABD, AB, İsrail, Yunanistan, Ermenistan ve bölücülerin desteklediği partiye oy vermeyelim..."

Manisalı’nın tespitine katılıyorum.

Oyumu, ABD’nin, AB’nin bir dediğini iki etmeyen, Türkiye’nin varlığını pazarlamaktan kıvanç duyduğunu açıklayan, dokunulmazlıklara dokunmayan partiye vermeyeceğim.

Oyum, Türkiye’nin tam bağımsızlığını, ulusal egemenliğini, birliğini ve dirliğini, ekmeğini suyunu, toprağını ve bayrağını, geleceğini onurumuzu savunan partiye helal olsun.

Back

 

ESKİ TARİHLİ MAKALELERİ DERNEK ARŞİVİNDEN TEMİN EDEBİLİRSİNİZ