Makaleler

 

Necip Öğretmen

Makaleler >>

18 Aralık akşamıydı

Acı haber tez ulaştı.

Telefon kızımdandı:

Baba dedi. Durdu. Ne olursun sakin ol dedi.

Necip HABLEMİTOĞLU’nu vurmuşlar!!!

Cep telefonuma haber-mesaj geldi!

İnşallah doğru değildir diye ekledi.

Baba dedi. Durdu.

Kızım dedim. Durdum.

Uzun bir sessizlik oldu

Görmeyen gözleri, duymayan kulakları açan

Bir “sessiz çığlık” yankılandı dalga dalga yayıldı.

Sonra, televizyonlarda alt yazılar…

İlk haberler, geniş haberler, haberler, haberler…

Ayrıntılar, ayrıntılar, susmayan telefonlar…

Sürekli çalışan, araştıran, gerçekleri ortaya koyan

Karanlığa direnen, yanlışlıklara karşı koyan

Uyuyanları, uyaran, uyandıran adam

Adam gibi adam, insan gibi insan

Sonsuz bir uykuya daldı: 18 Aralık 2002 saat 20.03 te!...

O gece hiç uyumadım.

Uyusaydım, utanırdım

Bizleri uyaran, uyandıran dost insandan.

Gülümseyen yüzüyle ayıplardı belki bizi

Ama kızmazdı.

Bundan adım gibi eminim.

O, görevini yaparken, aniden nöbeti bize bıraktı.

Şimdi bu ödev, bu nöbet; benim, senin

Kalpaksız kuvvacıların

Tam bağımsızlıkçıların…

Yaşaması ve yaşatılması gerekenler, yaşatılamadı!...

“Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır” demişti

Mustafa Kemal

Sahip çıkanların olacağını bilerek

Ama yazarlar, yürekli aydınlar yaşatılamaz ise;

Nasıl yaşayacak Cumhuriyet sonsuza dek?

Yaşamayı en çok hak edenler

Değerleri yok edenler tarafından

Alçakça öldürüldü birer birer…

Kahramanlar aslanlar gibi ölürken,

Benciller nemelazımcılar,, korkaklar…

Tavşanlar, kaplumbağalar, salyangozlar, sümüklüböcekler… gibi

Sürünerek, titreyerek ve hep saklanarak yaşadıklarını sandılar!...

Korkaklar her gün ölürken;

Korkusuzlar, tarih sayfalarında ki

Ölümsüzler arasında yerlerini aldılar…

Her zaman gülen bir yüzü vardı…

Konuşurken, ağzından bal damlardı…

O’nda derya gibi bilgi, büyük bir bilinç….

Keskin bir zeka, mangal gibi bir yürek vardı…

 

Muammer Aksoy’u, Uğur Mumcuyu, Ahmet Taner Kışlalı’yı…

Aramızdan alan eller

Necip Öğretmeni de aldılar!...

“Bende dünyanın en güzel şarapları var” diyordun.

“Ankara’ya yolun düşerse mutlaka beklerim” diyordun.

Birlikte birer kadeh şarap içmedik ama

Her su içişimde seni hatırlayacağım…

Yaşaması ve yaşatılması gerekenler

Yaşamayı en çok hak edenler

Değerleri yok edenler tarafından

Öldürüldü birer birer!!!

Biliyor musun Necip Öğretmen?

Yurdumuz örtülü işgale uğradı!...

Sizleri vuranlar-vurduranlar

Fabrikalarımızı, hava-deniz limanlarımızı

Verimli topraklarımızı satın aldılar.

Sizin karşı durduğunuz emperyalistler

Vakıflarıyla-misyonerleriyle içimize daldılar!...

Onları gerçek niyetlerini bir türlü göremedik.

Kısacası Necip Öğretmen

Gene dardayız vesselam…

Ama üzülme, gene buluruz kurtuluşun yolunu.

Çünkü terk etmez bu millet

Mustafa Kemal’in yolunu

Necip Öğretmen, Kemal’in Öğretmeni

Işıklar içinde yat.

Yeni kahramanlar fışkıracak, bitek toprağımızdan

Yeni Mustafa Kemaller doğuracak analar…

Gençlerimiz yetişiyor size benzeyen…

Anadolu anaları kahraman, özverili, üretken…

Back

 

ESKİ TARİHLİ MAKALELERİ DERNEK ARŞİVİNDEN TEMİN EDEBİLİRSİNİZ