Makaleler

Ne Yapmalı |
Akşamdan beri telefonum susmuyor.
Herkeste bir karamsarlık, bir kaygı, bir korku ki sormayın gitsin.
Şimdi ne olacak? Ne yapacağız?
* * *
24 Nisan 1921 günü anlattığı anılarının bir yerinde Mustafa Kemal şöyle diyor; “Vapura binmeden önce Babıali’ye uğradığım zaman Yunanlıların bu saldırısını uygarlık içinde haber alan Bakanlar Kurulu (Heyet-i Vekile) toplantı halinde bulunuyordu. Benim gelişimi öğrenince konuşmalarına ara vererek bir bölüğü yanıma geldi:
-‘Ne yapalım ?’ dediler.
-‘Yürekli olunuz! Yüreklilik gösteriniz !’ dedim.
-‘Bunu burada nasıl yapabiliriz?’ dediler, yine: ‘Burada yapabildiğiniz kadarını yaptıktan sonra işi sürdürmek için benim yanıma gelirsiniz’ yanıtını vererek ayrıldım. Samsun’a ayak bastıktan sonra vakit yitirmeden memleket ve ulusu yokladım, gördüm ki; memleketin ve ulusun eğilimleri bağımsızlık savunmasında duraksayanları utandırabilecek bir yüceliktedir” (*)
* * *
“Durmak yok, yola devam” diyen parti neredeyse halkın %50’sinin oyunu alarak, geçmiş 4,5 yılda gerçekleştirdiklerinin onaylandığını sanıyor!
Hükümet olmakla iktidar olmak arasındaki farkın, farkında bile değil!
Çıkın sokağa, önünüze gelene şu soruyu sorunuz:
“Halinizden memnun musunuz?”
Büyük çoğunluğun “hayır” diyeceğinden eminim.
Peki, iki gün öncesi yapılan seçimde ortaya çıkan oyu bu halk vermedi mi?
“Evet” bu halk verdi.
Bu durum, halkın iktidar partisinin yaptıklarını onayladığını göstermez.
Eğer, halkın düşünme, eleştirme, okuma, konuşma, tartışma, akıl yürütme; bilim ve tekniği yaşamında uygulama yetisini engellerseniz; halkın bilgilenmesini, aydınlanmasını, cahillik ve gericilikle mücadele etmesinin önünü tıkarsanız; halkı üç kuruşluk kömür ve yiyecek torbasına mahkum ederseniz; neden ve niçin sorularını sorduracak bilinç düzeyine çıkartmazsanız; halkı kandırmanız her zaman mümkündür.
Halkın önüne Atatürk gibi vatansever, Atatürk gibi korkusuz, Atatürk gibi inançlı, Atatürk gibi aydınlanmacı, Atatürk gibi bağımsızlıkçı bir lider çıksın bakalım, bugünün birincileri yine aynı başarıyı gösterebilirler miydi?
İktidar, benim de çaresizlikten oy verdiğim, çabasız ve vizyonsuz muhalefetin varlığına dua etsin.
* * *
Sözün özü: Kimse umutsuzluğa, yılgınlığa kapılmasın. Kimse, “ben bu halkı koyun gibi güder v e istediğim gibi idare ederim” diye de düşünmesin. Bu milletin önü tersi belli olmaz; vezirde yapar, rezil de.
Atatürkçülere, yurtseverlere sesleniyorum. Heri zamankinden daha “yürekli olunuz”, daha “yüreklilik gösteriniz”, halkla kucaklaşınız. Kapalı salon toplantılarından, üç beş kişinin bir araya gelip kafa bulma toplantılarından, “körler sağırlar birbirini ağırlar” gösterilerinden uzaklaşıp halkın içine giriniz.
Ve her zamankinden daha uyanık olunuz. Önümüzdeki dönem Türkiye için zor geçeceğe benziyor.
Ne yapmalı? Sorusuna yanıt veriyorum.
Atatürkçüler de yola devam edecekler.
(*) Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Dergisi 106. sayı.
Back

ESKİ TARİHLİ MAKALELERİ DERNEK ARŞİVİNDEN TEMİN EDEBİLİRSİNİZ
