Makaleler

Mutluluk |
Nazım usta , Abidin’e sormuş
“Mutluluğun resmini çizebilir misin?”
* * *
Sahi; nedir mutluluk?
Bir eli yağda, bir eli balda olmak mı?
Bir lokma bir hırka da mı?
Zenginlikte mi?
Yoksullukta mı?
* * *
Başarıda mı?
Sevgide mi?
Yerde mi?
Gökte mi?
* * *
Nedir mutluluk?
Yemek mi?
İçmek mi?
Uyumak mı?
Sevmek mi?
Sevilmek mi?
* * *
Mutluluk; ekmektir. İştir. Soluk almaktır. Güneşi, ayı, yıldızı, sıcağı, soğuğu hissetmektir.
Koşmaktır, konuşmaktır; zemheride yürek sıcaklığında terlemektir.
Mutluluk; sudur, havadır; ağacın gölgesine uzanmaktır. Tahta oturakta çekirdek çitletmektir. Kulaç atmaktır enginlere
Anasını satmaktır dünyanın; babasını satın almaktır. Çocukları özlemektir.
* * *
Gülmektir, doyasıya.
Ağlamaktır, gülesiye.
Yüreği titretmektir.
Bağırmaktır; soysuzun, huysuzun, kansızın sesini kısasıya.
Sahiplenmektir; yetimi, kızı kızanı;
Arka çıkmaktır; kimsesiz kimselere.
* * *
Mutluluk; görmektir; en karmaşık, en dolaşık, en çetrefilin bam telini.
Ayırmaktır haklıyı haksızdan, güçlüyü güçsüzden.
Ve arka çıkmaktır zayıfa, ezilene
Ve yürümektir, zalimin zulmünün üstüne üstüne.
* * *
Mutluluk; paylaşmaktır hayatı; dünyayı kucaklamaktır. Geleceği kurmaktır.
Mutluluk; yürekli olmaktır; Köroğlu gibi; Karacaoğlan misali aşık olmak; Ferhat gibi dağları delmek; Yusuf gibi sabırlı, Pir Sultan gibi korkusuz; Aşık Veysel gibi sazın döşüne vurmaktır, okşayarak
Dağlara çıkmaktır mutluluk; zirveye burcu dikmektir.
İnanmaktır bir davaya. Baş koymaktır o yola. İpi boynuna geçirenlere inat gülmektir, haykırmaktır inancını celladın suratına.
Sonra “eyvallah” deyip, yiğitçe çekip gitmektir bu dünyadan.
* * *
Mutluluk, vermesini bilmektir. Almasını bilmek gibi.
Mutluluk; yarin yanağından gayri her şeyi bölüşmektir.
Sevgiyi büyütmek; acıyı dindirmektir.
Kavuşmaktır, sarılmaktır; karşı koymaktır haksızlığa; kucak açmaktır, aydınlığa, ışık olmaktır karanlığa.
Bir külah dondurmadadır yalanan; bir bardak sudur, kana kana içilen.
Öğrenmektir; öğretmektir dünyayı ve içinde döndürülen dolapları.
Martı misali uçmaktır deryaları; arı gibi konmaktır çiçeğe.
Olta atmaktır denize.
Sıcak somuna tereyağını sürüp ısırmaktır iştahla; kaşıklamaktır sarımsaklı cacığı;
Bir duble rakıyla sarhoş olmaktır. Sevgilinin saçlarını koklamaktır, türkü söylemektir:
Yenice yolları bükülür gider / Zülüf ak gerdana dökülür gider...
Davul-Zurna eşliğinde zeybek oynamaktır, gururla vakurla; halay çekmektir omuz omuza
Girmektir kol kola.
* * *
En olmadık yerde karşılaşmaktır eski bir dostla.
Bir bardak çay eşliğinde bir ömrü tazelemektir.
Ağlayanı duyan yürektir. Görünmeyeni gören gözdür. Söylenmeyeni söyleyen dildir.
Düşünmektir, eylemdir, yazmaktır, okumaktır, ağlamaktır, gülmektir, küsmektir, barışmaktır, başarmaktır, paylaşmaktır, sarılmaktır, öpmektir, kavuşmaktır.
Ayağın yerdeyken bulutlarda gezinmektir. Bulutlarda gezinirken, yeryüzünde olup biteni görmektir. Müdahale etmektir.
İnsan olmaktır. Acıyı birlikte azaltmak, mutluluğu paylaşarak büyütmektir.
Yaşamayı sevmektir.
Mutluluk yaşamaktır. Balonu üfleyip gökyüzüne salmaktır.
Zevk almaktır. Hoşlanmaktır.

ESKİ TARİHLİ MAKALELERİ DERNEK ARŞİVİNDEN TEMİN EDEBİLİRSİNİZ
