Makaleler

Kadının saç telleri ve yeni anayasa |
22 Temmuz seçimleriyle yine en dindar hükümetimiz iktidar olduktan sonra en dindar Cumhurbaşkanımız da oldu ve bir de yeni dindar anayasamız olacak.
“Ne mutlu Türk’üm diyene”.
Hayatımız, AKP’nin ulemalarının nabız yoklayarak hazırladığı yeni sivil anayasa taslağı, laiklik, demokrasi, türban, şeriat, din ve vicdan hürriyeti tartışmalarıyla geçiyor son dönemlerde. Bu arada muhalefet partileri kış uykusuna geçmiş olmalılar ki sesleri çıkmıyor.
“Ne ülkenin bölünmesi, ne bu uğurda verdiğimiz şehitlerimiz, ne Kıbrıs davamız,
ne ekonomimiz, ne işsizlik yoksulluk, ne sözde Ermeni soykırımı, ne PKK terörü, ne yer altı kaynaklarımız, bir elimizde ayna bir elimizde cımbız umurumuzdamı Türkiye?” diye sormak geliyor içimden.
Bizler türban tartışmaları yaparken ailenin şımarık mirasyedi oğulları ülkeyi babalar gibi satıyorlar.
Türkiye Topraklarını Türk’lerin hak etmediğini düşünen Emperyalist ülkeler İslam’a savaş açtılar. “Büyük Ortadoğu Projesi” ile kendilerince haritalar çizerken Türkiye haritası da bu proje kapsamında bölünmüş olarak değiştiriliyor ve Türkiye’nin Başbakanı aynı projenin eş başkanı olduğunu söylüyor. Vatan bölünmesin diye her gün şehit cenazeleri kalkarken, oğlunu askere göndermeyen Türkiyenin Başbakanı aynı zamanda bünyesinde Türkiye’nin bölünmesini de barındıran bir projesinin eş başkanı nasıl olabiliyor?
Vatandaşa kömür, nohut ve cennet dağıtan, en dindar olduğunu iddia eden bir hükümetimiz ve cumhurbaşkanımız olduğu doğrudur ama hangi dinden olduklarını anlayabilmiş değilim.
Türkiye’li RTE ve ekibi öylesine değişkenki, Evanjelistlerin (kökten dinciler) yazdığı yeni dünya devletinin henüz adını bilmediğim yeni kutsal kitabını Kuran’a tercih etmiş olabilirlermi acaba? Kuran, Tevrat ve İncil karışımı yeni din kitabında tesettüre de yer verilmiş midir? İngilizce ve Arapça basılmış olan kitap 20 dile tercüme edilerek dünya ya sunulacakmış. 2004 yılından beri okumak için Türkçe tercümesini bekliyorum.
Hem ruhani hem seküler hayatın merkezinde bir iktidar alanı aramakta olan küresel güçler yeni dünya düzeninde dinsel ve kültürel farklılıkların güvenilmez karmaşasından ürkerek, dinler arası diyalog, ılımlı islam laflarıyla insanları yeni kutsal kitabın benimsenmesine hazırlıyor olabilirler mi?
Yakında Yeni Dünya Devletinin tek bir Dünya Bankasına da ihtiyacı olacaktır....
Halimize bakın ülkemiz ayaklarımızın altından kayarken öncelikli gündem kadının saçının telleri oluyor. Bu nasıl bir trajedidir?
AKP’nin hükümet olur olmaz günümüz önceliklerini görmezden gelerek telaşla hazırlamaya çalıştıkları yeni anayasa taslağında; "Kadınlar; çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel surette korunmayı gerektiren kesimler” içinde yer aldığınızı görmüyor musunuz? Bu kadarmı aciz içindesiniz?
İnançları gereği kendi iradeleri ile turban kullandıklarını iddia eden kadınlarımız, turbanın erkekleriniz tarafından, bazen de iş, aş karşılığında sizlere dayatıldığını bilmiyor musunuz? Sorgulayan toplum yerine itaat eden toplum yaratmanın en kolay yolunun dinlerden geçtiğini ve iktidarın amaçları doğrultusunda türbanı kullanarak sizleri bayrak direğine çektiklerini görmüyormusunuz?
Türbana özgürlük diyen kadınlarımız, türbanın aynı zamanda esaretinizin simgesi olduğunun farkında değil misiniz? Gece ve gündüz nasıl bir arada olamazsa esaret ve özgürlüğün de bir arada olamayacağını bilmiyor musunuz?
Kuran’ı Arapça okuyup ezberlemek yerine kendi dilimizde okuyarak şuurlu bir inancı günümüz koşulları ve aklımızla buluşturabilirsek kendi irademizle kararlar alabiliriz. Biz Arabistan çöllerindeki kum fırtınalarından saçlarımızı korumak durumunda da değiliz.
Bakara süresi 44. ayet;
*”İnsanlara iyiyi ve güzeli emredip de öz benliklerinizi unutuyor musunuz? Üstelik de Kitap’ı okuyup durmaktasınız. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?”
Bakara süresi 256. ayet;
*”Dinde baskı-zorlama-tiksindirme yoktur.”

ESKİ TARİHLİ MAKALELERİ DERNEK ARŞİVİNDEN TEMİN EDEBİLİRSİNİZ
