Makaleler

Ilımlı İslam neden sadece Türkiye'de uygulanmaya kalkışıldı? |
ABD'nin Türkiye’ye “Ilımlı İslam” monte etme amacının altına bir bakalım:
ABD petrol yataklarının bulunduğu Ortadoğu İslam Ülkelerine buralarda oluşacak kötü gidişe dur demek, Irak’a demokrasi getirmek ve Kuzey Irak’ta bir devlet kurmak, için 10 bin km uzaktan gelerek buraya birlik yığması ve burada küçük bir Amerika yaratmak istemesi sadece Türkiye’ye komşu olmak arzusundan kaynaklanmamaktadır.
ABD, bir Suudi Arabistan, bir Ürdün, bir Yemen gibi Ortadoğu İslam Ülkelerinden birinde, hatta bir Mısır’da değil de Türkiye’ye” Ilımlı İslam” ı niye monte etmek istemektedir?
ABD nin Pentagon Binasında 1992 rakamlarına göre binlerce görevli çalıştırmasına ve ülkeleri nasıl izlemeye aldığına bir örnek vermek isterim.
ABD nin davetlisi olarak bir ekonomik heyetle Pentagon Merkezini gezerken bir odada boş bir masa gördüğümde “bu masada çalışan görevli kişi ne iş yapar ve şimdi nerede” diye sorduğumda yetkili kişi, “bu masada çalışan kişinin görevi Afrika Ülkelerinin harp okullarında başarılı olan subayları izler” yanıtını almıştım.
Bu bakımdan, ABD, Kürt Toplumunu Arap Ülkeleri gibi bağnaz ve birbirleri ile uzlaşmaz olmayacağını ve bu toplumun kontrolunun daha kolay olacağını, Irak’ın genelini değil sadece Kuzey Irak’ı tamamıyle kendine bağlı bir devlet haline getirmek düşüncesiyle Türkiye’ye komşu olmuştur. Hem laik hem Müslüman bir ülke olan Türkiye’de “ılımlı İslam” modelinin tutması, bir Arap Ülkesinden daha kolay olacağı gerçeğini kendine rehber almıştır..
Bu amacını, binlerce personel istihdam ettiği Pentagon’da çok önceden planlamıştır.
Ilımlı İslam’ın Türkiye’deki başarısı, bu modelin burada tutması, Arap Ülkelerinin din hususundaki katılıklarını yumuşatmada da örnek alınacağıdır.
Ayrıca, ABD burada bulunmakla Arap Ülkeleri kadar anlaşılmaz olmayan ve emellerine ılımlı yaklaşacak bir Kürt Toplumunun İsrail’le ilişkilerinin daha iyi bir gelişme göstereceğini varsaymaktadır. Ayrıca, kuracağı Kürt hükümeti yanında, daha Başbakan olmadan bir AKP başkanın ABD ziyareti sırasında altına kırmızı halı sererek karşılama yapması bu planın bir göstergesidir.
ABD Türkiye’de laik kesim ile İslam’i kesimin bir arada gayet güzel yaşamaya devam edeceğinden hiç şüphesi yoktur. Ayrıca, halen ülkemizde uygulamakta olan İslam’i esasların bir Suudi Arabistan’daki İslamiyet uygulaması gibi katı kurallara bağlı olmaması, daha esnek olması da bu girişim alanın Türkiye olduğunu ortaya koymaktadır.
Örneğin, Suudi Arabistan “kız imam” yetiştirmemektedir. Mezarlarında dikili mermer taş sütun kullanılmamaktadır. Oğlu ölen bir anne cenaze namazı kılınırken geri planda kalmamaktadır gibi..
Türkiye’de uygulanan İslami Esasların hangi İslami Esaslar baz alınarak neye göre uygulandığı karmaşasını görerek Türkiye’ye “Ilımlı İslam’ı” monte etmeyi hedef seçmiştir.
Bu model çalışmaya başladığında yukarıda saydığım diğer Ortadoğu İslam Ülkelerine, hatta Pakistan, Malezya ve Endonesya gibi dini fanatik esaslara göre uygulayan ülkelere bu “Ilımlı İslam” modelini ihrac etmek kolaylaşacaktır.
Ülkemizde “Ilımlı İslam”ın başarısı bu ülkelere de bir referans olarak gösterilecektir.
ABD'nin bu seçiminde şimdiki AKP iktidarı yardımcı olmuştur ve olmaya devam edeceğine kuşku yoktur. Ancak, ne kadar başarılı olacağını zaman gösterecektir.
ABD'nin kitle imha silahlarını bahane ederek Irak’a demokrasi getirmek için Saddam’ın devirmesi, BOP-Büyük Ortadoğu Projesini bu ülkelerde uygulamaya kalkması, ABD Sermayesi ağırlığı bulunan AB Ülkelerinin sessiz kalmasını, göz yummasını tamamen bir menfaat ilişkisine bağlamak yanlış olmayacaktır.
ABD'de Uzakdoğu’ya uzanabilmesi için Ortadoğu’da bir üs kurması ve buradaki ülkelerin dini inançlarını ılımlaştırması ile gelecek küreselleşme yatırımları kolaylaşmış olacaktır. Artık aynı teknoloji kullandıkları için birbirine satacak yeni ürün bulamayan AB Ülkelerine ABD'nin açacağı bu yol, AB Ülkelerinin bu ülkelere rahatça mal ve teknoloji satmalarını sağlayacaktır.
Bir hükümet düşünün, bir Suudi Arabistan, bir Ürdün, bir Libya’da bütün dini motivleri arkasına alarak sadece seçim öncesi yaz sıcağında kömür ve fasulye dağıtarak bir anlamda yoksuluğu kullanarak iktidara gelsin.
Sonrada bu dini inaçları baz almamış görünerek birden din odaklı parti değil bir merkez sağ parti oluşumunu benimsemiş olsun.
İsrail’le dış ticaretini 10 milyar dolara yükseltsin ve GAP Bölgesinde bu ülkenin arazi almasına göz yumsun.
Bütün kamu arazi ve kurumlarını yabancılara satmaya kalksın.
İran gibi kökten dinci bir ülke ile flört ederken, aynı zamanda ABD'ye sempati ile baksın.
Müslüman ve laik bir topluma “bir insan hem Müslüman hem laik olamaz” diyebilsin.
Demokrasi ve Atatürk İlkelerine bağlıyız dediysek bunu amacımıza ulaşmak için bir araç olarak kullanıyoruz diyebilsin.
Bir ülkede cumhurbaşkanlığına aday kişi, ülkesini AİHM-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine şikayet etsin. 1995 yılından bu tarafa laiklik karşıtı söylemleri olsun ve Erbakan’ın partisinin kayıp trilyon davasında yargılanırken cumhurbaşkanı seçilebilsin.
AKP hükümeti, yukarıda belirttiğim davranışları, yukarıda isimlerini saydığım katı İslam’i esaslar uygulayan başka bir Ortadoğu Ülkesinde rahatça yapabilecek miydi?
AKP, Atatürk İlkelerinin getirdiği sosyal adalet ve hür düşünce gibi insanı insan görmeyip, ümmet olarak algılayan başka bir İslam’i ülke seçimlerinde bu kadar büyük çoğunlukla iktidara gelebilmesi mümkün olacak mıydı?
ABD'nin “Ilımlı İslam’ı” sizce başka bir İslam Ülkesinde uygulamaya kalkması, Pentagon’da çalıştırdığı binlerce personelin çalışmalarının boşa çıkması anlamına gelmeyecek miydi?
Back

ESKİ TARİHLİ MAKALELERİ DERNEK ARŞİVİNDEN TEMİN EDEBİLİRSİNİZ
