Basın Açıklamaları

GENEL MERKEZ BASIN AÇIKLAMASI

Basın Açıklamaları >>

BASIN AÇIKLAMASI


20.yılındaki Atatürkçü Düşünce Derneği dün olduğu gibi bugünde
saldırıların hedefindedir.


Kurucu Genel Başkanı, kurucu üyeleri, görev başındaki genel başkan
yardımcıları gizli örgütler tarafından katledilen derneğimizin bugünkü
genel başkanı, genel başkan vekili ve genel yönetim kurulu üyeleri
artık hukuk adına hukuksuzluk kullanılarak yıldırılmak istenmektedir.
Yirmi yıldır tek değişen, saldırının yöntemi olmuştur.


Bugün kamuoyunda Ergenekon diye adlandırılan soruşturmanın yeni bir
aşaması ile karşı karşıya gelmiş bulunuyoruz. Öyle görünüyor ki
Atatürk düşmanları, Atatürkçülüğün kökünü kazıyana dek bu işi
sürdürmek niyetindeler. Atatürk'ün kurduğu bu Cumhuriyette bugün
Atatürkçü olmak tehlikeli bir hale dönüşmüştür. Atatürkçüyseniz
sabahın olmadık saatinde evinize bir kalabalık geliyor. Eviniz
saatlerce hallaç pamuğu gibi didik didik ediliyor. Ondan sonra
yaşınıza, mevkiinize aldırmadan oradan oraya koşturuluyorsunuz. Bazen
bir gün, bazen iki gün sandalye üzerinde bekletilerek
sorgulanıyorsunuz. Bu sırada Atatürk düşmanı gazeteler sizin
"suçlarınızı" manşetten duyuruyor, kimi köşe yazarları " oh olsun"
havasında yazılar yazıyorlar. Televizyonlarda boy gösteriyorsunuz,
sonra sizi tutukluyorlar. Ve cezaevinde aylarca, yıllarca
unutuluyorsunuz. İddianame çıkacak da, suçum nedir, anlayacağım diye
bekliyorsunuz. Binlerce sayfalık iddianameler içinden çıkılmaz bir
kabus olarak karşınıza dikiliyor. Ömrünüzden giden ve gidecek
zamanları düşünerek cezaevinde  " adaletin tecellisini"
bekliyorsunuz.


Değerli basın çalışanları !


Sözü uzatmak istemiyoruz. Yaptığımız kimi saptamaları size sunuyoruz.


1-    Türkiye'nin en saygın, en Atatürkçü, en demokrat yasalara en
saygılı insanları inanılması olanaksız suçlamalarla götürülmekte,
özgürlüklerinden yoksun bırakılmaktadırlar. Bu ulus, bu halk, Atatürk
sayesinde yok edilmekten kurtuldu. Devletimizi Atatürk kurdu.
Atatürkçüleri hedef alan bu hareket Türkiye'yi nereye götürmek
istemektedir? Bu soruyu yüksek sesle soruyoruz. Şunu belirtmekte yarar
görüyoruz. Böyle giderse bu süreçten olan bitenleri alkışlayan İkinci
Cumhuriyetçilerimiz de büyük olasılıkla yakalarını
kurtaramayacaklardır.

2-    Bu gidiş AB'nin de, ABD'nin de onayını almaktadır. Kapatma
davasına ve başka davalara serbestçe müdahale eden bu dış güçler bu
konuda hiç ses çıkartmıyorlar. ABD'de ki iktidar değişikliğine umut
bağlayanlar varsa onlarda bu son gelişmelerle herhalde uyanmış
olacaklardır.


3-    Ne yazık ki Atatürk'ün kurduğu adalet cihazımız bugüne değin bu
yasa dışı gidişi durduramamaktadır.


Değerli arkadaşlar!


Karanlık günler yaşıyoruz ve yönümüz ortaçağ karanlıklarına doğrudur.
Bu zor günlerde unutmayalım ki Türkiye'nin tek kurtuluşu
Atatürkçülüktedir.


Cumhuriyetten yana olan tüm siyasi partileri, sendikaları, demokratik
kitle örgütlerini, Cumhuriyeti savunan tüm yurttaşlarımızı birlikte
hareket etmeye çağırıyoruz.



ADD GENEL MERKEZİ
13 Nisan 2009

Back