Makaleler

 

Baykal'ı bırak, tarihe bak!

Makaleler >>

 

Sayın Bülent Ecevit'e önce % 24 ve dört yıl sonraki seçimde 1,22 oy veren, ANAP'ı seçimden silen bu halk DP'nin mazisine bakabilseydi durum yine böyle mi olurdu? Baykal’ın bu tarihi gelişme içersinde zaten yapacak bir şeyi olamazdı. Malzeme budur. Takdir sizindir.

Kısaca 1950'lili DP zamanından bu tarafa kronolojik olarak bir bakalım:

* 3 Aralık 1950: Arap harfleriyle tedrisat yapmak için gizli ya da aleni dershane açanlar hakkında 23 Eylül 1931 gün ve 12073 sayılı kararnamedeki yasaklama kaldırıldı ve böylece kuran kurslarına yeşil ışık yakıldı.

* 5 Temmuz 1950 : Radyodan dini program yayın yasağı kaldırıldı.

* 24 Şubat 1951 : Kırşehir'de Atatürk Büstü saldırıya uğradı.

* 13 Mart 1951 : Demokrat Parti İzmir Belediye Başkanı Rauf Onursal, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün Halife Abdülmecit gibi sınır dışı edilmesini istedi.

* 25 Mart 1951 : Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, solcu öğretmenlerin tasfiyesinin sürdüğünü açıkladı.

* 3 Mayıs 1951 : Demokrat Parti Meclis Grubu'nda din eğitiminin genişletilmesi istendi.

* 22 Haziran 1950 : İstanbul İnönü Stadı'nın adı Mithatpaşa Stadı olarak değiştirildi.

* 21 Ocak 1952 : Milli Savunma Bakanlığı, Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı. (Bakalım Afganistan ve Lübnan da durum ne olacak)

* 5 Haziran 1952 : Lozan Antlaşmasına göre Fener Rum Patrikhanesi’nin başındaki kişinin T.C. Vatandaşı olması gerekir. Bu ilke ilk kez ABD’den uçakla gönderilen Athenagoras’ın Türkiye’ye sokulması ile ihlal edildi. Başbakan Menderes Athenagoras’ı ziyaret etti ve elini öptü.

* 14 Aralık 1953 : Hükümet, CHP’nin menkul ve gayrı menkullerinin Hazineye devredilmesine yönelik yasayı çıkardı.

* Aralık 1953 : CHP’nin Ulus Gazetesi’ne el konuldu.

* 27 Ocak 1954 : 6234 sayılı  yasayla Köy Enstitüleri kapatıldı.

* 7 Mart 1954 : PETROL İŞLETMECİLİĞİNİ YABANCI SERMAYEYE AÇAN VE MAX BALL ADLI BİR YABANCININ HAZIRLADIĞI PETROL YASASI MECLİS'TE KABUL EDİLDİ.(2007 YILINDA PETROL YASASININ GETİRDİKLERİNİ BİR DÜŞÜNÜN)

* 2 Mayıs 1954 : Genel seçimler yapıldı. Oyların %57,6’sını alan Demokrat Parti 503 sandalye kazanırken, %35,4 oy alan CHP sadece 31 milletvekili çıkarabildi.

* 17 NİSAN 1957 : ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİNDEN ARAZİ SATILABİLMESİNE OLANAK TANIYAN KANUN KABUL EDİLDİ. (ATATÜRK’ÜN ELLERİYLE OLUŞTURDUĞU VE TÜRK HALKINA ARMAĞAN OLARAK BIRAKTIĞI BU ÇİFTLİĞİN BUGÜN YARIYARIYA YAĞMALANMIŞ OLMASINA YOL AÇAN VE KAMU KURULUŞLARININ YABANCILARA SATIŞINA YOL AÇAN SÜREÇ DE BÖYLECE BAŞLAMIŞ OLDU).

* Mart 1958 : Demokrat Parti örgütlerinin ramazan ayı boyunca camilerde düzenlediği mevlitlerin propaganda amacıyla devlet radyosundan naklen yayını uygulaması başlatıldı

* 1 Ocak 1960 : Lüks otomobiliyle bir süredir yurt gezilerini sürdürmekte olan Said-i Nursi İstanbul'a geldi.

* 5 Ocak 1960 : Mersin’e gitmekte olan Menderes’in önüne Tarsus’ta elinde kasap bıçağı olan Ali Bayat adlı bir şahıs çıktı ve bacaklarının arasına sıkıştırmış olduğu beş yaşındaki çocuğu göstererek “uçak kazasından kurtulduğunuz için oğlumu size kurban edeceğim” dedi, son anda engellendi.

* Ocak 1960 : Said-i Nursî’nin doğu illeri valilerine yazdığı bir mektup CHP’liler tarafından ele geçirilince basında yer aldı. Said-i Kürdî mektupta şunları söylemekteydi : “ Şark bölgesinde komünistliği 60 bin Nursî sayesinde önlemekteyim. Bu 60 bin talebenin içinde bir iki ahlaksız da çıkabilir. Bunları kitlemize mal etmek doğru değildir. Bu yüzden bölgenizde risale-i Nurlar toplattırılmamalıdır. Nasıl ki Arapça ezan okutturduk ve bu sayede Müslümanları Demokrat Parti cephesinde topladığımız malumunuzdur. Şimdi de dağıttığımız bu Risale-i Nurlarla komünizmle ve masonlukla savaşacağız. Müslüman Demokratların göstereceği yardıma güveniyorum. Bundan ötürü birkaç defa Ankara’ya gittim,Müslüman vekillerle görüştüm.. Bilhassa başvekil sayın Adnan Bey ve (Milli Eğitim Vekili)Tevfik ileri ve sayın (İçişleri Vekili) Namık Gedik’ten bu neticeyi tayin ettim…. Saidi Nursî “

* 16 Mayıs 1960 : Milli Eğitim Bakanlığı 19 Mayıs gösterilerini yasakladığını açıkladı. 

* 21 Mayıs 1960 : Harp Okulu öğrencileri Ankara'da, hükümet aleyhinde sessiz bir yürüyüş yaptılar. Önlem olarak Harp Okulu öğrencileri tatile gönderildiler.

* 27 Mayıs 1960 : 27 MAYIS İHTİLALİ... Türk Silahlı Kuvvetleri idareyi ele aldı. Meclis feshedildi. Yeni anayasa ve demokratik müesseselerin kurulması hazırlığına başlanıldı.(!971-1980 VE 27 NİSAN 2007 E-MUHTURASI)

* ANAP zamanında Dünya Bankasından prenslerin getirilmesi, bu ülkede dirsek çürütmüş yetişmiş mürekkep yalamış bir çok uzman kişi dururken ABD destekli Kemal Derviş’in getirilmesi ile ülkenin seçime götürülmesi gibi olaylar......

Bu bakımdan ülke üzerinde oynan oyunlara bakıldığında Baykal gibilerin yapacağı pek bir şey bırakılmamıştır. Merkez partilere oy verenlerin “itaatı” temsil ettikleri ortaya çıkmıştır.

AKP'nin bu kadar oy farkı ile şu iletişim çağında bu kadar ummet kesimine hitap ederek oy almasının büyük avantajı sadece fındık fiyatlarını arttırması, yoksul kesime çocuk başına para ve erzak dağıtması tek neden değildir.

ABD'nin Orta Doğu Ülkeleri için geliştirdiği BOP projesini ortaya attığı bir sırada Arap ırkından olmayan bir Kürt devleti kurarak Ortadoğu petrol bölgesine her zaman 10 bin km öteden gelip olaylara müdahale etme güçlüğü nedeniyle ülkemize komşu olması istemi yatmaktadır.

İsrail’in ortadoğuda yalnız kalmaması ve güçlendirmesi için üçüncü saç ayağı olarak “ılımlı İslam’ı” bu bölgede uygulama stratejisini Fettullah yardımıyla AKP hükümeti kanalıyla yaygınlaştırması çok önceden planalanmış bir durumdur.

AKP'nin Kuzey Irak’ta bir yangın varken 114 adet Türk yatırımcı firmasının bu bölge kalkınmasına katkıda bulunmak için orada bulunma güvencesinin ABD'den nasıl alındığı ve Tayyip’in daha Başbakan olmadan ABD de Bush tarafından karşılanarak altına kırmızı halı döşenmesinden AKP'nin ABD ile nasıl bir anlaşma yaptığını anlamak güç olmasa gerekir.

Bu kadar organize bir işbirliği ve halkın yoksulluğundan yolsuzlukları göremeyecek demokratik olmayan liderlerin seçtiği milletvekil adaylarına oy verilen, adil olmayan bir seçim sistemi içersinde halkın askerin çağdaş uyarısına karşın AKP ye bu kadar oy vermesinde Baykal’ın yapacak bir şeyi olmayacağı bir gerçekti.

Bu bakımdan Baykal’ı suçlamak abesle iştigaldir. Bu tutucu halk ve ABD ile Fettullah tarafından desteklenen bir AKP karşısında Baykal’ın bir sansı olupta yapamadığını iddia etmek havada kalır.

Baykal suçlanacaksa yanına Altan Öymen, Hikmet Çetin, Onur Kumbaracıbaşı gibi kişileri partiden uzaklaşmalarına neden olarak ANAP eskisi gibi sağ parti eğilimli kişileri partisine alarak CHP'yi zayıf ve kararsız bir parti durumuna sokmasında aranmalıdır.

Bu şekilde davranmasının bir nedeni sosyal demokrasi anlayışında olan kişilerin hemen parti içinde benlik davasına kalkarak parti içi istikrarı bozmaları düşüncesinde olmalarından kaynaklanmış olabileceğini de düşünmek gerekir.

Bu görüşümü kuvvetlendiren CHP'nin sık sık kurultay yapma durumunda kalmasıdır. Ayrıca, son Cumhuriyet mitinglerini bir yana bırakın 5 adet sosyal demokrat kişiyi, yapacağın bir eyleme götüremezken, kabul edin veya etmeyin sağ kesimin 40 adet sıkmabaş kadını ve kasketli erkeği avcı kolunda mitinglere aş ve erzak dağıtarak getirmesini başardığı görülmektedir.

Baykal olsun sol demeyelimde başka bir çağdaş bir parti başkanı CHP'nin başına gelmiş olsun 1950 den bu tarafa DP'nin tarihi sürecine bakıldığında ülkenin çağdaş medeniyete ulaşma şansının nasıl zayıflatıldığı ve bu güne nasıl getirildiğimiz kolayca anlaşılacaktır.

Back

 

ESKİ TARİHLİ MAKALELERİ DERNEK ARŞİVİNDEN TEMİN EDEBİLİRSİNİZ