Makaleler

Atma Recep |
“Ağzı olan konuşuyor;”
Bu halk deyimi; bir konu hakkında yeteri bilgiye sahip olmadan atıp tutanları, kuru sıkı atanları anlatmakta kullanılır.
Çok konuşan, ancak söylediklerinin tamamı yalana dayanan kişiyi, halkımız ne güzel ifade etmiş.
“Atma Recep din kardeşiyiz.”
Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle “türban” yeniden gündeme taşındı.
Bildiklerini zannedenler konuşuyor
Bilmeyenler konuşuyor
Bilip de işine geldiği gibi yorumlayanlar anlatıyor!
Neymiş?
Atatürk’ün annesi de “türbanlıymış!
Atatürk’ün eşi de “türban” takmış!
* * *
Zübeyde Hanım’ın fotoğraflarına bakınız. Saçını, başını sıkısıkıya bağlayan bir tarzda mı yoksa, sade bir örtü şeklinde mi?
Gelenek ve göreneklerin değişime uğramadığı, tutuculuğun, bağnazlığın, dini kuralların sıkı sıkıya uygulandığı, devletin düzeninin şeriata dayalı olduğu; kadının adının yok sayıldığı; tekkelerin, zaviyelerin; şıhların-şeyhlerin her buyurduğunun doğru sayıldığı bir dönem olmasına karşın; bu gün “türbanla” dolaşanlardan daha modern ve masumdur.
Latife Hanım, eğitimini yurt dışında almış, okumayı, yazmayı seven, Batılı tarzda giyinmeye özen gösteren, çağdaş kafalı, uygar düşünceli bir Türk kızıdır.
O, köhnemiş, paslanmış akıl ve mantığın kabul etmediği düşünceler ile savaşmıştır. Yaşadığı dönem göz önüne alınırsa; kıyafeti ve davranışlarıyla devrimci bir tavır sergilediği görülür.
O günlerde etek giymek, hele pantolon giymek cesaretin ötesinde yürek isterdi.
* * *
Bilmeyenler bilsin.
Duymayanlar duysun.
Bildiklerini ters yüz edenler utansın
Devrim kanunları hala yürürlüktedir.
Kılık ve Kıyafet Yasası her Türk yurttaşını bağlar.
Sayın Başbakanımız ne diyor?
" Bu hukuk düzeni içinde; Ne bir bayanın ne de erkeğin giyim kuşamı kendi
arzusu dışında şekillendirilemez. Siz bir bayanın giyim kuşamına saygı
duymazsanız olmaz. Bir kadın nasıl başını açıyorsa aynı şekilde
kapatabilir.
Kaldı ki Anayasa'da Cumhurbaşkanının eşinin kıyafetinden bahsedilmiyor.
Yeri geldiğinde 'Benim anam teyzem böyle giyinirdi' diyorlar. O zaman
Köşk'te niye karşı çıkıyorsun. Atatürk'ün eşi ve annesinin giyimine bakın o
da ders olur."
Türkiye Cumhuriyetini kuran Atatürk ve arkadaşlarının, kadınlarımızı özgürleştirme mücadelesi için verdikleri amansız savaşı inkar edemezsiniz.
Onlar, kadını kara çarşaftan, peçeden, erkeğin arkasından yürümekten, kurtarmak; kadının da insan olduğu gerçeğini beyinlere kabul ettirmek için mücadele verdiler.
Atatürk’ün kadınlarımızı öğen; cahillikten, gerici toplumsal ilişkilerden koparmak için söyledikleri meydandadır.
Kimse, içindeki gizli emellerini Atatürk’ün eşine, annesine bakarak gerçekleştireceğini sanmasın.
Saptırmaya gerek yok.
Devrim yasaları herkesi bağlar.
Şalvar, takke, çarşaf giymek suçtur.
Yasada “türban” yasağı yokmuş!
Kadını özgürleştirmeyi, yaşama kazandırmayı, üretime katmayı hedeflemiş cumhuriyet; kadının saçını hapsedecek ilkelliği neden önersin?
* * *
Şimdi Cumhuriyet karşıtlarının unuttuğu bir gerçeği hatırlatalım.
Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım 14 Ocak 1923’te ölmüştür.
Atatürk, Latife Hanımla 29 Ocak 1923’te evlenmiştir.
Bilmeyenler öğrensin.
Atatürk,5 Ağustos 1925 tarihinde Latife Hanım’dan resmen ayrılmıştır
Şapka ve Kıyafet devrimi ile ilgili yasa ise 25 Kasım 1925 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bildiklerini ters yüz ederek halkı kandırdıklarını sananlar, tarihi gerçeklere saygılı olsunlar.
Tarih, değiştirilemez. Tarih, işine geldiği gibi yorumlanamaz. Tarih, güneş gibidir, gerçeği inkar edenlerin gözlerini kör eder.
Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım Kılık ve Kıyafet Yasası kabul edilmeden, hatta Cumhuriyet ilan edilmeden önce vefat etmiştir. Yani,Zübeyde Hanım; Osmanlı İmparatorluğu’nun yasalarının ve kültürünün hakim olduğu dönemde yaşamıştır.
Latife Hanım’a gelince; Atatürk Latife Hanımla 1923’te evlenmiş, Şapka ve Kıyafet Devrimi Yasası’nın çıkarılmasından 3 ay önce boşanmıştır.
Şapka ve Kıyafet Devrimi 25 kasım 1925’te kabul edilmiştir.
Sözün özü;
Atatürk’ün annesi de, eşi de devrim kanunlarına aykırı giyinmemişlerdir. Atatürk’ün annesini ve eşini örnek göstererek “türban”a sahip çıkanlar ya tarih bilmiyorlar ya da bilerek yalan söylüyorlar.
Atatürk, kadınlarımızı her türlü baskıdan, tutuculuktan, bağnazlıktan, cahillikten, ilkellikten kurtarmak için çaba göstermiştir.
Medeni Yasa, Kılık ve Kıyafet Yasası ile Laiklik ilkesinin titizlikte uygulanmasını istemesinin altında, kadınımızı sahiplenme, onları çağdaş yaşamın nimetlerinden yararlandırma anlayışı yatar.
Atatürk’ün annesini ve eşini “türban” yanlısı gibi göstermek maksatlı bir yalandır.
Yalancının mumu yadsıya kadar yanar.
Güneş balçıkla sıvanmaz.
(*)15 Ağustos 2007-TV'ler, gazeteler

ESKİ TARİHLİ MAKALELERİ DERNEK ARŞİVİNDEN TEMİN EDEBİLİRSİNİZ
