Yazılar

İçinde Atatürk var mı? |
| Posted by Administrator (Admin) on May 28 2007 at 8:29 PM |
Geçtiğimiz iki hafta içinde iki kültür-sanat ödül töreni ve iki yankı.
Ödül törenlerine iki sanatçının Atatürk’ü anarak söyledikleri sözler o gün sahnede ve haftalar geçmesine karşın, televizyon programlarında ve gazetelerde yankılanıyor.
Törenlerin ilki Nisan ayının son haftasında düzenlenen Afife Jale Tiyatro Ödülleri, ikincisi de Mayıs ayının ikinci haftasında düzenlenen Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Oyuncu Ödülleri törenleridir.
Afife Jale Ödülleri Lütfi Kırdar salonunda, Sadri Alışık ödülleri de Türker İnanoğlu Maslak Show Center”da (Gösteri Merkezinde) sahiplerine törenle veriliyor. Gazetelerin aktardığına göre, Afife Jale Ödül töreni gecesine önce kültür ve sanata hizmetleri nedeniyle ödüllendirilen Eskişehir Belediye Başkanı Prof. Yılmaz Büyükerşen damgasını vuruyor. Geceyi sunan sanatçı Müjdat Gezen'in Büyükerşen’i sunuşunu ve Büyükerşen’in konuşmasını, Güneri Civaoğlu bir sonraki günkü köşesinde şöyle aktarıyor:
“Müjdat Gezen, elinde ödül heykelini tutan Eskişehir Belediye Başkanı Prof. Yılmaz Büyükerşen'i anlatırken, konuyu Atatürk platformuna ustalıkla kaydırdığında müthiş bir alkış patlaması oldu.
Büyükerşen'in "teşekkür" konuşması da sahneden, su özlemindeki topraklara yağan yağmur sevinci efektini yaptı. Eskişehir mucizesini gerçekleştiren adam o... Önce üniversitesiyle, şimdi de belediyesiyle... Birkaç cümlesini yansıtayım.
"… Eskişehir'in dört ayrı ilçesinde dört ayrı tiyatro... Dördünün de koltukları daha aylarca öncesinden alınan biletlerle kapatılmış... Türkiye'nin en değerli sanatçıları, yönetmenleri, yazarları orada. Bütün bunların arkasında Atatürk var. ’ Bir alkış patlaması daha...”
Civaoğlu yazısında salonda ikinci kez alkış patlamasına yol açan Ali Poyrazoğlu’nun konuşmasının bir bölümündeki sözlerini aktarıyor.
İşte o sözlerin tamamı:
"Piyasada ve bankalarda paranın sahte olup olmadığını anlamak için para ışığa doğru tutulur ve içerisinde ATATÜRK filigranının olup olmadığına bakılır. Çünkü kalpazanlar ve sahtekarlar bastıkları paranın içine Atatürk filigranı koyamıyorlar.
Sizlerden çok rica ediyorum, günümüzde bir adamın ne mal olduğunu anlamak için; O'nu da ışığa tutun ve bakın bakalım, içinde ATATÜRK var mı?
İçinde ATATÜRK olmayan insanlara iltifat etmeyiniz. Cumhuriyete sahip çıkınız lütfen!”
Ali Poyrazoğlu, iki hafta sonra bu yılın ikinci ödülünü almak için, Türker İnanoğlu Maslak Gösteri Merkezindedir. Orada da ödülü alırken yaptığı konuşmada bu sözleri yineler. Aslında bu sözlerin Aralık ayından bu yana İstanbul’da sergilenmekte olan, Ali Poyrazoğlu’nun sahneye koyup yönettiği ve oynadığı “Ben Eskiden Küçüktüm” adlı güldürüsünde geçtiğini öğrendim. Sözler değişik kaynaklarda farklı aktarılıyor. Oyunla ilgili birçok yazı ve haberde sözlerin kimi cümlelerine yer veriliyor. Yukarıdaki biçimini televizyondaki magazin programından birinden yazarak aldım. Sanırım bütünü bu.
Bunu kesinleştirecek bir kaynak da Ali Poyrazoğlu’nun Pazar Vatan’da Oya Doğan ile yaptığı söyleşi. İşte Poyrazoğlu’nun sorulara yanıtı:
“- Ödülü alırken yaptığınız konuşmada söylediğiniz “Adamı para gibi ışığa tutacaksın, içinden Atatürk geçip geçmediğine bakacaksın” sözleriyle ayakta alkışlandınız. Bu aslında “Ben Eskiden Küçüktüm” oyununuzdan bir bölümdü. bu konuşmayı neden ödül töreninde yaptınız?
- Bu konuşma için en doğru yer ödül töreniydi. Çünkü sanatçılara ödül sadece oynadıkları oyunda gösterdikleri hüner için verilmez. Dünya görüşlerine ve duruşlarına bakılarak da verilir. O gece de çok sıkılmıştım. Ben de çok bunaldım ve hiç kimse bu ülkede olanla bitenle ilgili bir söz etmeyecek mi, dedim.
- Ne anlatmak istiyorsunuz?
- Atatürk, bugün olup bitenleri görse çok üzülürdü herhalde, insanların dünyaya nasıl baktıklarını, aslında ne olduklarını anlamak için fazla uğraşmaya gerek yok. Paranın sahte olup olmadığını anlamak için kaldırıp ışığa tutarsınız ve eğer içinde Atatürk filigranı varsa o para sahte değildir. Bence bazı adamların da ne mal olduğunu anlamak için kaldırıp ışığa tutacaksın, içinden Atatürk geçiyor mu, geçmiyor mu diye bakacaksın; insanlar yaşam biçimlerine sahip çıkmalılar.”
Atatürk ve Türk Devrimlerinin algılanış biçiminin bir başka bakışla ve insanla dillendirilmesini çok sevdim, aktarmak istedim.
Ben artık yeni tanıştığım insanları güneş ya da bir ışık kaynağı ile arama alıp, kafatasının içindeki beyninde Atatürk’ü görmeye çalışıyorum. Düşüncelerinde Atatürk düşünceleri varsa sorun yok; yoksa o beyne de Atatürk düşüncesini aktarmak zorundayız. Atatürk o zaman bizlerle gurur duyacak. Çevrenizdeki insanlara iyi bakın, içlerinde Atatürk var mı?
