Makaleler

 

28 Ekim Teröre Lanet Mitingi

Makaleler >>

            Aziz Bodrumlular, Sevgili Arkadaşlarım. Sütçü İmamlar,  Gıyap Ağalar, Kara Fatmalar, Kazım Karabekirler, Fevzi Çakmaklar, İsmet İnönüler, Mustafa Kemaller, velhasıl Mustafa Kemal’in  ORDUSU, bugün buraya, bu vatan uğruna toprağa düşen şehitlerimizin anıları önünde saygıyla eğilmek ve terörü kınamak amacıyla toplandık.

         Bugün Türk’ü Türk’e vurdurmak, ülkemizi parçalamak, Lozan Anlaşması’nın ve 1 Mart tezkeresinin intikamını almak isteyen emperyalist güçlerin oyunlarını bozmak, millet olarak oyuna gelmeyeceğimizi, hiç bir gücün kardeşi kardeşe düşman edemeyeceğini haykırmak için  bir araya geldik.

         İstiklal Savaşı sonunda Türk Askerinin milletiyle bütünleşerek attığı yumruk karşısında Lozan’ı imzalamak zorunda kalan emperyalist ülkeler aradan 84 yıl geçtiği halde yediklerin tıkatın acısını unutamadılar. Geçen 87 yıl içinde çeşitli oyunlar denediler, ama bu oyunların hiç biri tutmadı. Birlik ve beraberliğimizi kıramadılar.Bu sefer Bizans taktiğini uygulamaya koyuldular ve bizleri içten parçalamak için Kürt Sorununu çıkardılar.

Aziz Bodrumlular, biliniz ki, Kürt Sorunu emperyalist ülkelerin son oyunu olmayacaktır. Mazlum milletlerin kanını emerek ülkelerinin refahını arttıran bu ülkeler, yüreklerindeki “Türk Korkusu” devam ettikçe Türkiye’nin başına yeni çoraplar örmeye devam edeceklerdir. Çünkü Türk Milleti,  Kurtuluş  Savaşıyla  dünyadaki bütün mazlum milletlere örnek olmuş, pek çok ülke Türk Kurtuluş Savaşını örnek alarak emperyalist devletleri ülkelerinden kovmuştur.

         Sevgili arkadaşlarım Türkiye’de bir Kürt Sorunu yoktur. Biz Kürtlerle bin yıldır et tırnak gibi birlikte yaşıyoruz. Kız alıp kız veriyoruz. Kürt Kardeşlerimiz ülkenin her yerine yerleşip istedikleri yaşıyor ve istedikleri işi yapıyorlar. Milletvekili, bakan, hatta Cumhurbaşkanı olabiliyorlar. Seçme ve seçilme hakları var, doktor, avukat, hakim olabiliyorlar. Hiç kimse onlara farklı gözle bakmıyor. 

         Bizim sorunumuz “Kürtçülük” sorunudur.. Ve bu sorun dirliğimizi, düzenimizi bozmak, Türkiye Cumhuriyeti’ni parçalamak isteyen emperyalist ülkeler tarafından uydurulmuştur. Kürtlerin “azınlık”  olarak kabul edilmesini ve uluslar arası sözleşmelerle azınlıklara tanınan  “kendi dilinde eğitim’’ hakkının Kürtlere verilmesini istemektedirler. Türkiye’deki azınlıkların kimler olduğunu, altında emperyalist devletlerin de imzası bulunan Lozan Antlaşması tespit etmiştir. Bunlar sadece ve sadece “gayri müslimler” dir. Kürt Kardeşlerimizin azınlık olarak kabul edilmesini istemek aslında onlara hakarettir. Türk’ler gibi Kürt’ler de Türkiye Cumhuriyeti’nin asli unsurlarıdır. Kürtler gibi, Lazlar da, Çerkezler de, Pomaklar da Türkiye Cumhuriyeti’nin asli unsurları olup, birlikte “Türk Milleti” ni teşkil ederler.  Bu nedenle, “Ne Mutlu Türküm Diyene” dediğimiz zaman amaçlanan Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Pomağıyla “Türk Milleti”dir. Atatürk’ün bu sözündeki Türk, etnik kökeni ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve Misak-ı Milli sınırları  içinde yaşayan herkesi kapsamaktadır. Şimdi hep beraber gırtlağımızdan çıkan en yüksek sesle haykıralım, “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE”

                           

 Aziz Bodrumlular,

         Emperyalist ülkelerden bazılarının ellerine silah vererek dağa çıkardıkları  terör örgütü  PKK,  25 yıldır ülkemizin öncelikli sorunu haline geldi. Yılanın başı küçükken ezilmedi. Ülkemizin güneydoğusunda Türk - Kürt demeden beşikteki bebeleri bile kurşunlayan bu satılmış katiller, bölgede büyük bir korku yarattılar. Bu korkuyu kullanarak köylerden silah zoruyla gençleri götürdüler ve Irak’ta kurdukları kamplarda eğiterek, Türk Düşmanı profesyonel katiller haline getirdiler. Hiç çekinmeden dile getirmekte yarar var. Bu katilleri besleyenler İstiklal Savaşı yenilgisini unutamayan, yüreğinden Türk Korkusunu atamayan ve Türkiye’yi parçalamadıkça rahat etmeyecek olan emperyalist ülkelerle, dünyadaki petrol rezervlerinin yüzde 60’ını barındıran orta doğuyu ele geçirmeye çalışan Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve İsrail’dir. Bu devletler doğrudan bizi hedef alamadıkları için, aşiret reisi Barzani’yi kullanmaktadırlar. O  Barzani ki, daha üç gün önce PKK’nın elinden Türkiye Cumhuriyeti tarafından kurtarılmış, kendisine Türk Pasaportu verilmiştir. Kuzey Irakta yuvalanan  PKK’yı desteklemekte, PKK aracılığı ile Türkiye’yi parçalayabileceğini sanmaktadır. Bir aşiret reisinin söz konusu pervasızlığının nedeni kendisini destekleyen devletlerdir.

         Kuzey Irak’ta yuvalanan katiller, yurdumuza girip yollara mayın döşemekte, hain pusularla halkımızı ve askerlerimizi şehit ederek kaçmaktadırlar.

          Son olarak 10 gün içinde 30 şehit verdik. Terörü lanetle kınıyor ve şehitlerimizin manevi huzurlarında saygıyla eğiliyoruz. Nur içinde yatsınlar.

 

              Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker

              Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.

 

              Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,

              Sana kollarını açmış cennette duruyor peygamber

 

         Gerek emperyalist devletlerin ve gerekse aşiret reisi ile ona destek olanların   amacı halkımızın  sabrını taşırmak ve ülkemizde bir iç savaş çıkartarak kardeşi kardeşe vurdurmaktır. Ama büyük Türk Milleti bu oyuna gelmemiş ve gelmeyecektir. Nitekim son alçaklıklardan sonra hiçbir olay çıkmamış, Türklerle Kürtler kardeşçe yaşamaya devam etmiştir.

.          Bu asil millet, Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çekeziyle, Pomağıyla kardeşini vuracak kadar küçülmemiştir. Tarih boyunca kıyıma uğrayan insanlara kucak açan bu millet, daha üç gün önce  Türkiye’ye sığınan peşmergeleri barındırmış, onları Saddam’ın  zulmünden korumuştur.

         Sevgili Bodrumlular, aziz kardeşlerim,

         Bugünden tezi yok. Kürt Komşularınızı ziyaret edin. Kürt-Türk kardeşliğini bir kahve eşliğinde yaşayın. Bütün dünyaya Türklerle Kürtlerin kardeş olduğunu haykırın. Birlikte terörü lanetleyip sevginizi paylaşın.

         Uluslar arası hukuk kuralları ve Birleşmiş Milletler kararlarına göre, katilleri takip ederek Irak’a girmek ve bu vatan hainlerini inlerinde yok etmek hakkımız iken, stratejik ortak bildiğimiz devletler çeşitli oyalama taktikleri ile bu hakkımızı kullanmamızı engellediler.

        Ama şimdi bıçak kemiğe dayandı, hükümet meclisten yetki aldı. Ya katillerin elebaşılarını teslim edip ihanet yuvalarını yok ederler, ya da görürler.           

                           

         Irak’a bir askeri müdahale her an olabilir. Ben şimdiden, büyük Türk Ordusu’na, ordunun komutanlarına, subaylarına, erlerine, kısacası Mehmetçiğe başarılar diliyorum. Gazanız mübarek olsun, Allah yolunuzu açık etsin. Allah bu millete zeval vermesin. Ne mutlu Türküm diyene.

 

Back

 

ESKİ TARİHLİ MAKALELERİ DERNEK ARŞİVİNDEN TEMİN EDEBİLİRSİNİZ