Şiirler
Işıkları Tutmak
Akşam,
Yalıkavakta hava çoktan kararmış,
Karşı sahilde ışıklar pırıl pırıl,
Geçmişte kalmış anılar yansıyor sulara,
Sanki,
Elimi uzatsam tutacak gibiyim ışıkları..
Yıllar önce,
Bir zamanlar,
Karşı sahillerdeki ışıklara baktıkça,
Derler ya,
“Cız ederdi içim”
O sahillerde yaşamak,
O ışıkları sıkıca tutmak isterdim,
Oysa,
Hem yakın,
Hem de çok uzaktı o ışıklar,
Hiç erişilmeyecek gibiydiler..
Şimdi,
Çok yakın o ışıklar,
Daha bir alımlı parlıyorlar,
Elimi uzatsam tutacak gibiyim,
Ama arada fark edilmeden büyümüş denizler
Yıllarla birlikte,
Ve içimden gelmiyor kolumu kaldırmak,
O ışıkları tutmaya çalışmak..
Varsın parlasınlar karşı sahillerde…
Yılmaz Övünç
EN İYİSİ SENİNLE BALIK TUTMAYA GİDELİM BUGÜN
bugün de mi yalnızız oğul
o komşularda mı gitti oğul
nasıl olacak böyle ki
hepten kaldık yalnız
gelirler mi bi gün
en iyisi seninle balık tutmaya gidelim bugün
benim oltam var
seninde oltan var
en iyisi seninle balık tutmaya gidelim bugün
----
BABA BE; ONLARDA MI GİTTİ
KALDIK MI YALINIZ
ÖNCEKİ GÜN UÇURTMA UÇURMUŞTUK
DERİN SU İLE
BABA BE; EN İYİSİ SENİNLE DERİN SU GİLE GİDELİM
OYUNLAR OYNAYALIM BUGÜN
ha bak ne diyeceğim
hele bi dinle
değirmenler tepesinde
bizim kuşlarımız var
HAH İŞTE;
işte onlar bizim komşularımız....kuşlar
kuşlar...uçarda uçar
uçarda uçar...
kuşlar uçar ya
biz
KUŞLAR ÖZGÜR BABA...KUŞLAR ÖZGÜR
kuşlar uçarda gider
uçarda gelirler
bizde uçalım mı oğul
KUŞLAR ÖZGÜR BABA....KUŞLAR ÖZGÜR
uçanlar hep gelirde
gidenler gelmez mi
bu kötü işte oğul
bu çok kötü
uçanlar gelirde
gidenler gelseydi keşke
BABA Bİ ŞE SÖYLEYECEĞİM AMA KIZMA EMİ
kızamam oğul zaten kaldık yalınız
HANİ VARYA DERİN SU
BEN ONU ÇOK SEVİYORUM
ONLARDA GİTTİ BİZ KALDIK YALINIZ
tasalanma oğul...
bizde kuşlar gibi uçarda gideriz
UÇAN GELİYORKİ
GİDEN GELİRMİ???
ah be Güzel Bodrum
ah
senden nasıl ayrı kalayım ki
seni kimlere bırakayım ki
OĞUL BE;
EN İYİSİ SENİNLE BALIK TUTMAYA GİDELİM BUGÜN
SENİN OLTAN VAR
BENİMDE OLTAM VAR
EN İYİSİ SENİNLE BALIK TUTMAYA GİDELİM BUGÜN
Nayil
Bir Avuç Deniz Kokusu
Gümüşlük’te bir balıkçı lokantası,
Bir porsiyon levrek,
Bir tabak çoban salatası,
Ve 65 yılın muhasebesi,
Duruyor,
Tahta masanın üzerinde...
Denizin kokusunu unutmuştum
Yıllar önce..
Dostların çoğu da gitti,
Kalanlar ise kimbilir şimdi nerede...
Sayfaları azaldıkça ömür defterinin,
Bir tuhaf oluyor insan böyle yerlerde...
Balıkçı Hasan yok artık,
Oğlu Osman duruyor,
Tezgah başında.
Münihli Hans da gelmemiş bu yıl siteye,
„Kalbinden rahatsızmıış“ diyorlar
Tanıdık yüzler eksiliyor bir bir,
Oysa Bodrum duruyor,
Yerli yerinde...
Gümüşlük’te bir balıkçı lokantası
Bir tabak çoban salatası
Bir porsiyon levrek
Ve gelecek 65 yılların umudu,
Duruyor tahta masanın üstünde...
Bir tutam gün batışı,
Bir avuç deniz kokusu...
Ufukta kaybolan beyaz yelkenli..
Yılmaz Övünç
Bodrum
İtalya'yı gör de öl derler
Yok canım; Bodrum'la kıyılarını gör ve yaşa
Yokuşbaşına geldiğinde, Bodrum'u göreceksin
Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin
Senden öncekilerde böyleydiler
Akıllarını hep Bodrum'da bırakıp gittiler
Bin metreden denize tepe takla inen uçurumlar mı istersiniz,
İrili ufaklı ada kümeleri mi istersiniz,
Altın renkli plajlar mı istersiniz? Ne isterseniz var burada
Gece yıldızları tek tük görünen mıymıntı şeyler değildir
Yıldız kalabalığına engin gece dar gelir.
Sanki pırıltıyla göğü sarsıp güderler
Hele ufukta ay bi görünekoysun evren peri masalına döner
Bodrum'da her tarafta mavi bir nurdur
Öyle mavi ki insan maviyi toplamak için
Avucunu göğe açacak ve elini yanaştırıp bakınca avucunun mavileşmediğine şaşıcak
Bodrum hem doğanın olağan üstü hem de tarihinin
Şanlı batıranlarını kendine toplayan ak pak bir Akdeniz Köşesidir
Cevat Şakir Kabaağaçlı
